• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 33° 22°
BABANIN DUÂSI DERTLERE DEVÂDIR
قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ثَلَاثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لَا شَكَّ فِيهِنَّ دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ

“Üç duâ vardır ki bunlar müstecâbdır; kabul edilir. Bunda hiç şek ve şüphe yoktur: Mazlûmun duâsı, müsâfirin (yolcunun) duâsı ve babanın evlâdına duâsı.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)

Hazret-i Ali’nin oğlu Hazret-i Hasan (r. anhümâ) anlattı:

Pederimle birlikte karanlık bir gecede Beytullâh’ı tavâf ediyorduk. Gözler kapanmış, her tarafı sessizlik kaplamıştı. Pederim hazîn ve kederli bir sesle günahından tevbe eden birini işitti. Bana: “Ey oğul! Şu günahına ağıt yakan, Rabb’ine yönelmiş kişinin sesini işitmez misin? Ona yetiş, bulursan bana getir” dedi. Hemen çıktım, Ka’be etrâfında koşarak onu arıyordum, nihâyet Makâm-ı İbrâhim’de buldum. Onu babama getirdim. 

Hazret-i Ali ona, “Bana hâlini iyice anlat” dedi. Şöyle anlattı: 

“Devamlı oyun ve eğlenceyle vakit geçiren bir genç idim. Bana çok nasîhat eden bir babam vardı. Diyordu ki ‘Ey oğul, gençlikteki hatâ ve günahlardan sakın. Zîrâ Allâhü Teâlâ’nın zâlimlerden hiç uzak olmayan azâbı vardır.’ Bana ısrarla nasihat ettiğinde ben de ona vururdum. Bir gün yine bana çok va’z ve nasîhatlerde bulundu. Ben de ona vurarak incittim. Beytullâh’a gelip Ka‘be’nin örtüsüne sarılıp bana bedduâ edeceğine yemin etti. Sonra Beytullâh’a geldi ve bedduâ etti. Vallâhi sözü daha tamam olmadan şu gördüğünüz hâle geldim.” 

Adam elbisesini açtı, sol tarafının kurumuş olduğunu gördük. Sonra dedi ki: “Ben bundan sonra babamı razı etmek için, ona yalvarıyor, affetmesini istiyordum. Nihayet kabul edip bana bedduâ ettiği yerde duâ etmek için Beytullâh’a doğru yola çıktık. Erâk vadisine geldiğimiz sırada ağaçtan havalanan bir kuş pederimin bindiği deveyi ürküttü, deve babamı üzerinden attı. Taşlık bir yere düşüp orada vefât etti. Onu oraya defnettim ve ümitsiz bir hâlde buraya geldim. Bu iş babama isyânım sebebi ile başıma geldi, şefâatçim de ancak o olacaktı.” 

Hz. Ali (k.v.): “Müjde, sana şefâatçin geldi” dedi. Sonra kalktı, iki rekat namaz kıldı ve onun için tekrar tekrar duâ etti. Allah’ın izniyle hastalıklı uzuvları eskisi gibi iyileşti. Sonra Hz. Ali (k.v.): Eğer baban sana hayır duâ etmeyi kabul etmiş olmasaydı ben de sana duâ etmezdim.” dedi. (er-Rikkatü ve’l-bükâ, İbn-i Kudâme)

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      168 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın