• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°
Muhsin Demirtaş
destek@muhsindemirtas.com.tr
Sıla-i Rahim
13/05/2016

Gün geçtikçe yalnızlaşıyoruz. İlişkilerimiz hergün daha da zayıflıyor. Kendimizin dışındaki insanları gün geçtikçe umursamaz oluyoruz. Bunun en önemli sebebi modern dünyanın bizlere sunduğu hayat tarzı ve kendi değerlerimizden uzaklaşmamız. Bunun en belirgin örneğini akraba ilişkilerinde yaşamaktayız.
Kentlere doğru yaklaştıkça akraba ilişkilerinin zayıfladığını, hatta kaybolma noktasına geldiğini görmekteyiz. Halbuki imanımız bizlere akraba ilişkilerini mümkün mertebe kuvvetlendirmemiz, onları koruyup, kollamamız noktasında uyarıyor. İlişkileri koparmayı ise yasaklıyor.

Şimdilerde kaybolmaya yüz tutmuş, ama inancımızda önemli bir yere sahip olan bir de sıla-i rahim kavramımız var. Sıla memleket anlamına geldiği gibi, ulaşma, kavuşma manasını da taşır. Sıla-i rahim gerek kan, gerekse evlilik vesilesiyle oluşan hısımlara, yakınlara iyilikte ve yardımda bulunma, onlarla ilgilenme, akrabalık bağlarını güçlendirip, koruma manasına gelir.

Peygamberimizin ilk tebliğleri arasında sıla-i rahim de yer almıştır. Sıla-i rahim, dinimizin hassasiyetle üzerinde durduğu vazifelerdendir. Müslümanlar arasında kardeşlik hakları bulunmasının yanısıra, akrabalar arasında bir de sıla-i rahim hakları olduğunu biliyoruz. Gerçekten de sıla-i rahim, insanları boncuk taneleri gibi bir araya getiren ipliğe benzer. Bu bağı koparmak hoş görülmediği gibi, kuvvetlendirmek övülmüştür.

Resul-u Ekrem (A.S.) bir gün ashabı-nı uyarmış, akrabalarını ziyareti terkeden varsa meclisimizde oturmasın demişlerdi. Bu ihtardan sonra sahabilerden bir kişi aceleyle ayrılmış ve biraz sonra sevinçle geri dönmüştü. Efendimiz o sahabiye sorar: “Neden aceleyle çıktın ve sonra sevinçle geri döndün?” şöyle cevap alır:
- Ya Rasulallah. Siz akrabasını ziyaret etmeyen meclisimizde oturmasın ihtarını yapınca, daha fazla huzurunuzda kalamazdım. Tavırlarıyla beni daima kendinden uzaklaştıran bir teyzem vardı. Uyarınız üzerine onu ziyarete gittim. Kapısını çalınca teyzem şaşırdı. Ben de meclisinizde olanları ve ihtarınızı ona anlattım. Çok sevindi ve ellerini açarak bana dua etti, ben de ona dua ettim. Vedalaşıp hemen huzurunuza geldim.

Bunun üzerine Peygamberimiz: “Sen bu hareketinle çok güzel bir ziyaret yapmış oldun. Şunu iyi bilin ki, akrabalarıyla alakasını kesmiş olan kimsenin bulunduğu meclise Allah’tan rahmet inmez.” buyurdu.

Akrabalarını ihmal edip, ziyaret etmeyen kimselerin bulundukları meclise Allah’ın rahmetinin inmemesinden büyük tehdit olur mu? Öyle ki, büyük sahabi Abdullah b. Mesud (R.A.), meclisinde duanın kabulüne engel teşkil eder diye akrabalık bağını koparmış birinin bulunmasına razı olmazmış. Aynı şekilde İbn-i Mesud (R.A.) birgün sabah namazından sonra şöyle demiştir: “Allah için! Akrabalık bağını koparmış biri varsa kalksın. Çünkü biz Rabbimiz’e dua etmek istiyoruz. Semanın kapıları akrabalık bağını koparan kimseye kapalıdır.”
Hısım ve akrabaya iyilik, insanın malına ve ömrüne bereket verir. Bir hadis-i şerifte Peygamberimiz, “Rızkının genişlemesini ve ömrünün uzaması isteyen akrabasına iyilik etsin.” buyuruyor. Ayrıca akrabalarla güzel ilişkiler kurmak, günahların bağışlanmasına da vesiledir.

Sadaka ve zekat gibi mali ibadetlerimizde de öncelik yine akrabalardadır. Eğer kişinin kendi akrabalarında ve hısımlarında muhtaç insanlar var ise, sadaka ve zekatlarımızı vermede kendi onlara öncelik tanımamız isteniyor. Daha sonra diğer kardeşlerimize vermemiz tavsiye ediliyor. Sadakayı vereceğimiz kişiyi akrabalarımızdan seçmek, hem sadaka hem de sıla-i rahimdir. Müslümanın akrabalarına yaptığı her iyilik için iki ecir vardır. Biri akrabası olduğu için, diğeri de yaptığı iyiliğin ecri.

Akrabaya iyilik, fakir bir akrabanın ihtiyacını gidermekle olduğu gibi, eğer buna güç yetmiyorsa şefkat ve sevgiyi güçlendiren bir ziyaretle, hatta güzel bir söz, bir gülümseme ile de olabilir. Efendimiz (A.S.) “Akrabanıza selamla dahi olsa iyilik ediniz.” buyuruyor.

Akrabaya iyilik karşılık beklemeden yapılmalıdır. Efendimiz (A.S.) “Akrabaya karşılık bekleyerek iyilik eden, iyilik etmiş olmaz. Asıl iyilik, akrabası kendisini terketse de akrabalık bağını koparmamaktır.” ölçüsünü bize öğretiyorlar.
Evet, akrabamız bizi terketse de, görüşmek istemese de, hatta kötülük yapsa da, şuurlu bir müslüman olarak, akrabalık bağının kopmaması için gayret etmeliyiz. Akraba ve dost ziyaretlerini asla küçümsememeliyiz. Cennete götürebilecek bir amel olarak algılamalıyız. Bu düşünce ile sık sık ziyaretlerine gidip hatırlarını sormalı, sıkıntı ve üzüntülerini paylaşmalıyız. Onların dindar olmamaları da ziyaretlerimize bir engel teşkil etmez. Güzel ahlakımızın, sevecen yaklaşımlarımızın onları etkileyeceğini, Allah için attığımız her adımın bereketini göreceğimizi de hatırdan çıkarmayalım.

Yakınlarımızla aramız iyi ya da kötü olsun, nefsimize söz geçirip bir an önce Allah için bir adım atmak güzel olmaz mı?



319 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ağacı Kesilen Adamın İntikamı - 03/03/2019
“Merhaba sayın belediye reisi. Bugün bu mektupla size ölüm, yeniden doğmak ve intikam üzerine bir hikaye anlatacağım…
Herkes kendine uygun olan işi yapar - 23/02/2019
İyilik yaptığınız kişinin şerrinden sakınınız
Ben Seni Seviyorum - 19/02/2019
Unuttuğumuz ya da çoğu zaman örf ve adetlerimizden dolayı yapmadığımız bir sünnettir “seni seviyorum” diyebilmek. Sevdiği insana “Ben seni seviyorum” diye sevgisini bildirmek sünnettir. Sevdiklerinize sevdiğinizi söylemek de bir ibadettir.
Allah'ın cc Yardımı Neden Gelmez? - 17/02/2019
Allâh’ın (c.c) yardımının ve bereketinin kaldırılmasının başlıca sebepleri nelerdir? Abdülkâdir Geylânî Hazretleri neden kendinizi hesaba çekin diyor?
Gerçekten Sevince Böyle Oluyor - 13/02/2019
Aşk,teslimiyettir. Teslimiyet secdedir. Secde Aşktır.
Kalp Diliyle İç Dünyaya Yolculuk - 12/02/2019
Hazreti İnsan, Sonsuz Kulluk, Fakr’a Övgü ve Aşk Mesleği kitaplarının yazarı Rabia C. Brodbeck, Ağla isimli yeni kitabında ‘kendi hayat hikayesini’ anlatıyor.
Müslümanlara çeşmeden su içmek haram değil mi? - 09/03/2018
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Ey Bu Günahkâr Kulun Rabbi! Duası - 18/02/2017
Benim ve Bu Duama Âmin Diyen Herkesin Sıkıntılarını Tez Zaman da Gider Feraha Kavuştur...
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'in a.s Kıssaları - 04/02/2017
"Ey Rabbimiz! (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı."
 Devamı