• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Fatma Tuncer
Masal gibi hayatlar
02/04/2016
Kadın gözlerini duvardaki fotoğrafa dikmiş bakıyordu. Mıhlanmış bir heykel gibi uzun süre o vaziyette bekledi. Sonra olduğu yere oturdu ve derin düşüncelere daldı.

O zamanlar her şey tozpembeydi. Mahallenin en güzel kızı diye tarif ederlerdi onu. Evlenecek çağa geldiğinde neredeyse evin kapısı aşınmış, kayınvalideler güzel bir geline sahip olabilmek için aileyi ikna çabalarına girişmişlerdi. Babanın gözü yükseklerdeydi fakat anne insanoğlu insan olsun yeter diyordu. Sonunda babanın dediği oldu ve genç kız mahallenin en varlıklı genciyle evlendi.

Genç kadın, dünyada sahip olabileceği her şeyi elde etmişti. Güzellik, sevgi, para, aile ve nezih bir çevre. Şaşalı bir yaşamı tarzı vardı, alış veriş yapmayı severdi. Yılın moda trendlerini hiç kaçırmazdı, ayın belli günlerinde mağazalara gider modaya uygun giysiler alırdı.

Kadın ömrü hayatında istediği her şeye sahip olabilmişti. Ama takdiri ilahi çocuğu olmamıştı. Evliliğinin ilk günlerinde bunu sorun haline getiriyor ve gizli gizli ağlıyordu. Ama artık alışmıştı, çocuk esirgeme kurumuna gidiyor ve buradaki çocukların başını okşamak onu mutlu etmeye yetiyordu.

Aradan yıllar geçmişti kadın önce eşini sonra yaşamını kolaylaştıran bütün maddi olanaklarını kaybetmişti. Artık orta halli bir aileye mensuptu. Kadının ciddi sağlık sorunları vardı, şekeri çıkıyor, yaşadığı ağrılar yaşamını iyice zorlaştırıyordu. Eski güzelliğinden eser kalmamıştı. Her şey bir anda nasıl da değişmişti. Aynaya her baktığında hüzünleniyor ve yıllar öncesine geri dönüyordu. Her şey geçiciydi, güzellik, aşk, para, arkadaş, çevre, sağlık…Kadın başını çevirip geriye baktığında yaşamında kayda değer olan tek bir şey görüyordu. O günlerde ayda bir yetimhaneye gidip buradaki çocukları ziyaret ediyordu.

İsraf ettiği zamanı geri getirme imkânı olsa bir dakika dahi durmazdı ama artık her şey için geçti. Kadın duvardaki o fotoğrafa her baktığında yeniden hüzünleniyor ve kendini suçluyordu. Kadın pişmandı… Atmış beş yıllık ömründe öğrendiği tek şey vardı: yapılan iyilik ve hasenattan başka her şey geçiciydi. Ama kadın bu gerçeği atmışından sonra ancak öğrenebilmişti.



Paylaş | | Yorum Yaz
363 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Onu bir daha görebilir miyim? - 27/01/2017
Gözlerime bakıyor ve beni tanımaya çalışıyordu. Artık emin ellerdeydi, sokaktan karakola oradan da yetimhaneye gidecek ve yaşamının önemli bir bölümünü burada geçirecekti.
Kitabını anlamayan Müslüman - 06/01/2016
Okumayan bir toplum değiliz fakat neyi okuyacağımız konusunda yetersiz kalıyoruz. Elimize geçen kitabın içeriğine hiç bakmadan okuyoruz, işe yarasın yaramasın her bilgiye ulaşıyor ve zihnimizi çöplüğe çeviriyoruz.
İki tür yalnızlık - 29/12/2015
Anne karnında yalnızdık. Karanlık bir tünelde, hayata açılacağımız günü beklerken sadece annemizin nefes alış verişlerini işitirdik.
Savaşın getirdiği yıkım (1) - 27/12/2015
BİR kurumda temizlik elemanı olarak çalışan hanımefendi, elindeki paspası hızla çekiyor ve “Ruslar bizimle savaşacakmış, ben buna güler geçerim.
Tahterevalli misali insanlar - 23/12/2015
Menfaatçi insan, tıpkı tahterevalli gibidir, fayda umduğu kişiye göre şekil değiştirir. Değer algısı yoktur, bugün doğru dediğine yarın yanlış der, bugün kabul ettiği şeyi yarın reddeder.
Duygusal bir toplumuz - 22/12/2015
Yıllar önce yazar bir beyefendi okuyucuyla ilgili duygularını şöyle ifade etmişti: “Romanlarımda dramatik olayları ele alıyorum.
Aynanın öteki yüzü - 21/12/2015
Yoldan geçerken başınızı çevirip kahvelerde ömür tüketen insanlara baktınız mı hiç?