• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Mahmut Toptaş
Domuz çobanlarının koruması olmayalım
06/01/2016
Birine dostça bakar, dostça konuşur ve dostça  davranırsak onun düşmanca davranmasını önlemiş oluruz. Hataların, yanlışların temelinde kendimizi dünyanın merkezi kabul etmemiz vardır. Hak yolunun yolcularının hepsi birbirleriyle dostturlar. Rabbimiz kardeş olduğumuzu Kur’an-ı Kerim’iyle dünyaya ilan etmiştir.

Yolları bir, kılavuzları bir, gayeleri bir.

Ama haramiler yol kesiyorlar, kol ve kafa koparıyorlar. Dostları vurmayı göze kestiremeyince parçalamak ve birbirine kırdırıp yağmalamak istiyorlar. Son 25 yıl içerisinde Müslümanlara yeni yeni isimler verdiler.

Radikal dediler, fundamentalist dediler, terörist dediler, Selefi dediler, Vahhabi dediler, ılımlı dediler, Şii dediler, Sünni dediler, Truva atı dediler, Şah İsmail dediler, Yavuz dediler, Abdülvahhab dediler, Yemen dediler, yaman dediler de dediler ve birbirlerini yemelerini önerdiler.

Nerde dediler? Derseniz, dikkat edin, “Filan CIA ajanı veya Amerika’nın Ortadoğu uzmanı filan beyefendi, filan kitabında dedi ki...” diye başlayan cümlelerde vardır bunların hepsi.

Bunun için dostane yaklaşarak birbirleri hakkında gizli planları olduğunu sundular.

Geçmiş yanlışlarımızı birbirimize gösteriverdiler. Yahudilerin, Medine’de yeni Müslüman olan Evs kabilesi ile Hazrec kabilelerinin dost ve kardeş olmalarından rahatsız olunca, iki kabilenin eski savaşlarını hatırlatarak yeniden fitne ateşi yakmak istemesi gibi bir şeyi yapıyorlar günümüzde.

Düşmanın verdiği haberle, sunduğu asılsız delillerle, kardeşine kızan, küsen, ona karşı cephe oluşturan, gerçek dost ve kardeş değildir.

Rabbimiz, bizim dostumuzun birinci derecede Allah olduğunu, ikinci derecede Resulü olduğunu, üçüncü derecede namazını kılan, zekâtını veren ve rükû eden müminler olduğunu haber verir:

“Sizin dost ve idareciniz, Allah, O’nun Resulü ve rükû ederek namaz kılıp zekât ve-ren mü’minlerdir.”

“Kim Allah’ı, Resulünü ve iman edenleri dost ve yönetici edinirse, şüphesiz Allah’ın tarafını tutanlar, galip gelenlerin ta kendileridir.” (Maide Suresi, ayet: 55-56).

Kastamonulu Sa’di, gerçek dostların Mekke’nin harem mıntıkası gibi veya bayrağın gölgesi gibi güvenli olmasını beyan etmek için:

“Mahfuz ola babında dâhili harem-asa

Sayen ede ahbabı âlem-asa” demiş.

Yani, “Mekke’nin harem mıntıkasına girenler nasıl güvende olursa, senin kapına sığınanlar da korunmuş olsunlar ve senin gölgen de bayrak gibi dostlarını korusun” demiş.

Kardeşlerimize karşı harem mıntıkası gibi, bayrak gölgesi gibi olmamız gerekirken, şeytanın şehvet pazarında, Karun’un koruması haline getirmeye çalışıyorlar.

Koruma kadrosuna girme yarışı yaptırıyorlar ve bizi birbirimize kırdırmaya uğraşıyorlar.

Hiç birimiz hatasız değiliz.

Ama bizim hatalarımız amelde.

Karunların, Firavunların hatası temelde.

Hatalarımızı büyüteç altında bize seyrettirerek kışkırtanlar, bize daha büyük yanlışlar yaptırmak istiyorlar.

Canını kendi canından, malını kendi malından aziz bilmesi gereken dostlar, bu günlerde birbirlerinin canlarını alarak can düşmanlarına, din düşmanlarına, can suyu veriyorlar.

Yardıma muhtaç dostuna Hızır gibi yetişmesi gerekirken, hınzır çobanlarına yaranmak için dost katili olmaya koşmak Müslümanlığa yakışmaz. Gönlünde zerre kadar imanı olan bizim dostumuzdur. Mezhebi ve meşrebi bizi ayırmaya yetmez. O dost bize taş atsa da, kurşun sıksa da biz ona atmaz ve sıkmayız.

Çünkü her iki taraftan atılanlarla ölenler Müslüman’dırlar. Domuz çobanlarının istediği de budur. Elimizdeki silahlar bile onlar tarafından verilmiştir. Hak yolda yürürken mezhep, meşrep kavgasına tutulmadan yol alırsak haramilerin saldırısından kurtulmuş oluruz.

Bizim kardeşliğimiz 1400 yıllıktır. “Dostun eskisi iyidir” demişler.

Ellerin fitnesiyle 1400 yıllık dostluğumuzu ele, yele, sele vermeyelim.

yazının devamı >>>>>>> 



573 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Hatasız kul, dikensiz kul olmazmış - 27/01/2017
Kendini suçlu hissederek toplumdan tecrit eden, kabuğuna çekilen birini rahatlatmak, toplum içine çekmek için söylenen atasözümüzdür.
Amerika’da Osmanlı köyü - 29/12/2015
1910 yıllarında Amerika’nın Missouri’nin East St. Luis şehrinde, Kansas caddesinde bir Osmanlı köyü varmış ve altı yüz haneliymiş.
İsrail’i NATO’ya hazırlıyorlar - 23/12/2015
DANİMARKALI karikatürist, Sevgili Peygamberimizi terörist kıyafetiyle çizdiğinde dünya Müslümanları ayağa kalktılar.
Basireti parlatmalı - 22/12/2015
TENİMİZ gıdasız kalır zayıf düşersek doktora gider zafiyetimizi giderecek reçete ile çaresine baktığımız gibi tenimiz dengesiz beslenme nedeniyle şişmanlık hastalığına tutulursak yine diyet uzmanına gider çaresine bakarız.
HER ŞEYİN PROFESYONELİ OLUR - 21/12/2015
“Profesyonel” kelimesini en iyi olarak futboldan biliriz.