• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Hasan Cemal
Demokrasi adına kötü sınavlar bitmek bilmiyor, hiç akıllanmayacak mıyız?
06/01/2016

O tarihte, DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmış ve hepsi TBMM kapısından apar topar alınıp doğruca cezaevine gönderilmişti.
O hazin fotoğraf karesi, rahmetli Orhan Doğan’ın polislerce ensesinden tutulup ite kaka arabaya bindirilişi, o devlet hoyratlığıhâlâ gözümün önündedir.
Ertesi gün Sabah gazetesinde çıkan yazımın başlığı şöyleydi:

Meclis’in DEP kararı:
Demokrasi adına kötü sınav!

22 yıl sonra bu kez Saray’daki Sultan düğmeye bastı. TBMM’de hazırlık yapılıyor, HDP milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmak için.
4 Mart 1994 tarihli yazımın özetini köşeme alıyorum.

2 Mart 1994'te Leyla Zana, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Mahmut Alınak'la birlikte dokunulmazlığı kaldırılan Orhan Doğan'ın, TBMM önünde yaka paça gözaltına alınmasının görüntüleri unutulmadı. 15 yıl ceza alan, AİHM'de Türkiye'yi mahkûm ettirince 10 yıl cezaevinde tutulduktan sonra serbest bırakılan Doğan, 24 Haziran 2007'de 52 yaşındayken kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Demokrasi adına kötü bir sınav verdi TBMM.
Milletvekili dokunulmazlıklarının siyasal nedenlerle kaldırılması demokrasiye sığmaz.
Meclis’in içinde ve çevresinde güvenlik barikatları kurmakve dokunulmazlığı kaldırılan milletvekillerini apar topar gözaltına almak bir talihsizliktir.
Adı parlamenter demokrasi olan bir rejimin parlamentosunda böylesine görüntülere tanık olmak ve hele parlamento üyesi olarak bunları onaylamak, geçiştirmek, görmezlikten gelebilmek ya da böylesi olaylara tahammül edebilmek de bir başka talihsizliktir.
DEP ve Refah milletvekillerinin siyasal gerekçelerle dokunulmazlıklarının kaldırılması, Türkiye’de siyasal istikrara fayda değil zarar veriyor.
Rejim bu karardan dolayı güçlenmiyor, tam tersine zaaf noktası darbe yemiş oluyor.
PKK’yla mücadelede hedef küçülmüyor, büyüyor.
Nedense sürekli olarak hedef toplulaştırılmasına gidiliyor.
Legal-illegal, şiddet-fikir hiç ayırt edilmiyor.
Her şey aynı kabın içine konuyor.
Bu da içte ve dışta PKK’nın elini güçlendiriyor.
Devletin iç odaklarında sanıldığının aksine, Meclis’in bu kararı Güneydoğu’da devleti halkın gözünde güçlü kılmayacak.
Öyle bir görüntü aldatıcıdır.
Yöre halkı nezdinde PKK’nın değirmenine su taşınmış oluyor.
Türk-Kürt düşmanlığını körüklemek isteyenlerin eline de yeni bir koz geçiyor.
Türkiye’nin dış politikada manevra alanının daralması gündeme geliyor. Avrupa KonseyiAGİKBM İnsan Hakları KomisyonuAvrupa Parlamentosu gibi uluslararası platformlarla, tek tek Batı ülkelerinde Türkiye bundan böyle daha çok sıkışacak.
1991 sonunda Paris Şartı avazeleriyle kurulan DYP-SHPortaklığına uluslararası platformlarda insan hakları ve demokrasi konusunda açılmış olan kredinin son dilimi de böylece harcanmış oluyor.
Bir noktayı daha belirtmek istiyorum.

İktidarda olsun, muhalefette olsun sosyal demokratların da (SHP iktidarda, DSP ile CHP muhalefetteydi o tarihlerde, HC) iyi bir sınav verdikleri söylenemez. Çoğunluğunun kaçak güreştiğini vurgulamak bir gerçeği saptamak olur.

YAZININ DEVAMI >>>>>>>>> 



Paylaş | | Yorum Yaz
379 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Mahkeme Saray’ın değil, hukukun sesini dinledi - 02/04/2016
Mahkeme Saray’ın değil, hukukun sesini dinledi
Kürtler bu gidişle kopacak! Çare tank top değil, diyalog ve müzakeredir! - 29/12/2015
Belki daha hâlâ farkında değilsiniz. Kürtler kopuyor!
Cehennemden çıkış yolu... - 27/12/2015
Askeri darbe dönemlerindeki gibi.
Cehenneme yürüyüş var! - 22/12/2015
Sezen Aksu’nun Cumhuriyet’teki yazısını okuyorum. Başlığı, Silivri Evim Oldu.
Erdoğan’la asker elele... - 21/12/2015
Yerel yönetim reformu... Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi...