• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Fatma Tuncer
Savaşın getirdiği yıkım (1)
27/12/2015
Gelsinler de Türkün gücünü görsünler bakalım. Bizim ne kadar güçlü ve cesur olduğumuzu bilmiyorlar herhalde. Biz onlara öyle bir ders veririz ki, bir daha toparlanamazlar…” Kadın kırk yaşın üstündeydi. Türkçesi güzeldi ve eskilerin deyimiyle görmüş geçirmiş birine benziyordu. Fakat o kadar öfkeliydi, her seferinde elindeki paspası hızla yere çalıyor ve öfkesini atmaya çalışıyordu. Bir süre izledim ve sonra şöyle bir soru sordum:

“Savaş olsa biz yoksullar nereye gidebiliriz, nasıl koruruz çocuklarımızı? Çünkü savaş çok yıkıcı bir şeydir, Allah bizi ve bütün İslam alemini böyle bir afetten korusun. Ekranlarda boy gösterip gerekirse savaşırız diyen siyasiler, iş adamları ve toplumun üst kesiminde yer alan hemen herkes savaş olursa hiç vakit kaybetmeyip, soluğu yurt dışında alacaklardır. Biliyor musun, savaşın yükünü yine biz yoksullar taşıyacağız. Onların çocukları yurt dışında istedikleri hayata yaşarken, toplumu kurtarmak bizim yoksul çocuklarımızın görevi olacak. Savaş bize acı, ölüm ve yoksulluk dışında hiçbir şey getirmeyecek… dedim. Kadın zeki birine benziyordu elindeki paspası bıraktı ve keskin bir ifade ile “Haklısın be bacım, olan yine bize olacak. Suriye’den geldiler ve bizim ülkemizi sığındılar peki öyle bir şey olsa biz nereye gideceğiz?” dedi. Kadın toplumun müşterek ezberlerinden biri olan ifadeleri tekrar ederken aniden irkilivermişti. O aslında söylediği şeyin asılsız olduğunu kendisi de biliyordu fakat yukarıdan bir şey söyleniyorsa tekrar edilmeydi, onlar her şeyi bizden daha iyi bilirlerdi. Sokaktaki vatandaşımızın durumu da bundan pek farklı değil. Savaşırız kazanırız, ezer geçeriz demekten kendilerini alıkoyamıyorlar. Oysa savaş bir yıkımdır ve sonu ölüm, işkence yoksulluğa çıkar.

YAZININ DEVAMI >>>>>>> 



318 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Onu bir daha görebilir miyim? - 27/01/2017
Gözlerime bakıyor ve beni tanımaya çalışıyordu. Artık emin ellerdeydi, sokaktan karakola oradan da yetimhaneye gidecek ve yaşamının önemli bir bölümünü burada geçirecekti.
Masal gibi hayatlar - 02/04/2016
Kadın gözlerini duvardaki fotoğrafa dikmiş bakıyordu. Mıhlanmış bir heykel gibi uzun süre o vaziyette bekledi. Sonra olduğu yere oturdu ve derin düşüncelere daldı.
Kitabını anlamayan Müslüman - 06/01/2016
Okumayan bir toplum değiliz fakat neyi okuyacağımız konusunda yetersiz kalıyoruz. Elimize geçen kitabın içeriğine hiç bakmadan okuyoruz, işe yarasın yaramasın her bilgiye ulaşıyor ve zihnimizi çöplüğe çeviriyoruz.
İki tür yalnızlık - 29/12/2015
Anne karnında yalnızdık. Karanlık bir tünelde, hayata açılacağımız günü beklerken sadece annemizin nefes alış verişlerini işitirdik.
Tahterevalli misali insanlar - 23/12/2015
Menfaatçi insan, tıpkı tahterevalli gibidir, fayda umduğu kişiye göre şekil değiştirir. Değer algısı yoktur, bugün doğru dediğine yarın yanlış der, bugün kabul ettiği şeyi yarın reddeder.
Duygusal bir toplumuz - 22/12/2015
Yıllar önce yazar bir beyefendi okuyucuyla ilgili duygularını şöyle ifade etmişti: “Romanlarımda dramatik olayları ele alıyorum.
Aynanın öteki yüzü - 21/12/2015
Yoldan geçerken başınızı çevirip kahvelerde ömür tüketen insanlara baktınız mı hiç?