• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 13° 7°
Mahmut Toptaş
İsrail’i NATO’ya hazırlıyorlar
23/12/2015

Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Diyarbakır... gibi bütün il ve ilçelerimizde protestolar yapılmıştı.

Başta Suudi Arabistan olmak üzere diğer Arap ülkeleri ekonomik ambargoya başlamışlardı.

O günlerde Danimarka devlet başkanı olan Anders Fogh Rasmussen, Başbakan olarak karikatüristin ardında durmuş ve iki milyar Müslümanın hissiyatına hakaret edercesine savunma konuşmaları yapmıştı.

NATO ülkeleri baktılar ki İslam âlemine savaş açmayı göze alabilen bir Başbakan var. Hemen onu NATO’nun başına getirdiler. Türkiye, bir kaç gün mırın kırın etti ve sonunda o da kabul etti.

Aktif siyasetin içinden gelmediğimiz için bu adama “Evet” demenin ne anlama geldiğini, ileride nelere mal olacağını bilmiyorduk. Taviz başladı mı sonu gelmez. Uçkur çözüldü bir kere.

Tavizin hemen arkasından İsrail’in OECD’ye alınması istendi.

1961 yılında kurulan “Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü”nün (OECD) kurucu üyesi olması nedeniyle İsrail’in alınması için üyelerin hepsinin “Evet” demesi şartı vardı. 1961 yılından 2010 yılına kadar gelip geçen Demirel, Nihat Erim, Ecevit, Kenan Evren, Özal, Çiller, Necmeddin Erbakan, Mesut Yılmaz ve 28 Şubatçılar tarafından alınmayan İsrail, 2010 yılında Türkiye’nin “Evet”iyle OECD’ye girdi.

Şimdi hedef, İsrail’in NATO’ya alınması.

Herhangi bir ülkenin NATO’ya alınması için üye ülkelerin hepsinin “Evet” demesi şartmış, “Evet” demezse alınamazmış.

Şimdi onun ön hazırlığı yapılıyor.

AK Parti sözcüsü kasırganın ön rüzgârını estirdi: “Kuşkusuz, İsrail devleti ve İsrail halkı, Türkiye’nin dostudur.” Dedi ve destek için yazar-çizerler hazırlıklı olsunlar mesajı gönderildi.

Parti sözcüsünün sözü partiyi bağlamaması için o meş’um sözü söyledikten hemen sonra yani beş saniye sonra  “Bunlar benim görüşümdür, partiyi bağlamaz” demedi.

Veya Parti başkanı tarafından uyarılmadıkça, partinin sözü kabul edilir.

Enaniyyet, bencillik, ego hepimizde vardır. Oranda farkımız vardır.

Allah (celle celalüh) her ne kadar Kur’an’ında Yahudi ve Hristiyanları yönetici dost edinmeyin anlamında:

“Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları (idareci) dost edinmeyin. Onlar bir-birlerinin dostudur (idarecisidir.) Sizden kim onları (idareci) dost edinirse muhakkak o, onlardandır. Allah zalim toplumlara yol göstermez.” (Maide süresi ayet 52)

Buyursa da bazı aklı evveller, kendilerini daha akıllı kabul ettiklerinden onları hem kandırırım, hem kendi çıkarlarım için kullanırım havasına girer, dost görünür ve dost kazığını yedikten sonra “Allah doğru söylüyormuş” deyiverir.

Bir kısmı da onlardan dost olmayacağını bildiği halde şerlerinden, zararlarında korunmak için onların arasında fink atacağını haber verir Rabbimiz:

“Kalplerinde hastalık bulunanların “Bize bir belâ gelmesinden korkarız” diyerek onların (Yahudi ve Hıristiyanların) arasında koşuşturduklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.” (Maide süresi ayet 53)

1988 yılında Kod adı Ebu Firas olan Ribhi Halloum isimli Filistinli bir siyasi, Filistin Ankara temsilcisi olarak “Belgelerle Filistin” isimli bir kitap yazar ve 1988 yılında yayınlar. Kitabın sunuş yazısını Bülent Ecevit yazar. O kitapta tarih ve yer bildirerek sözleşme metinlerini yazarak İsrail’in yüzlerce imza attığı hiç bir sözleşmeye uymadığını, Birleşmiş Milletler huzurunda attığı imzalara bile uymadığını belgeleriyle yazar. Kendi peygamberlerini öldürenlerden ne hayır gelir?

Rabbimiz bunları haber verirken:

“Sözlerini bozmaları, Allah’ın ayetlerini  inkâr etmeleri, haksız yere nebileri öldürmeleri  ve “Kalplerimiz kılıflıdır” demeleri sebebi ile lanet ettik. Hayır, onların küfürleri sebebiyle Allah, kalpleri üzerine mühür vurmuştur. Onlardan ancak çok azı  iman ederler.” (Nisa süresi ayet 155)

Ama günümüzdeki Siyonistler, peygamber öldürmüyorlar? Denebilir.

Bize göre İsa aleyhisselamı öldürmeye teşebbüs ettiler ama öldüremediler.

Kendi kültürlerine göre Hıristiyan kültürüne göre öldürdüler ve bu öldürmeden de bu gün yaşayanlar pişmanız, atalarımız yanlış yapmış diyen tek Yahudi yok.

Ama Alemlere Rahmet Peygamberinin ümmetlerini beşikteki çocuk dahil öldürmeye devam ediyorlar.

Açları doyurmak içim ekmek götüren yardımseverleri öldürme davası da devam ediyor. “Yirmi milyon verelim bizi dost kabul edin” diyorlarmış.

YAZININ DEVAMI >>>>>> 



Paylaş | | Yorum Yaz
291 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Hatasız kul, dikensiz kul olmazmış - 27/01/2017
Kendini suçlu hissederek toplumdan tecrit eden, kabuğuna çekilen birini rahatlatmak, toplum içine çekmek için söylenen atasözümüzdür.
Domuz çobanlarının koruması olmayalım - 06/01/2016
“ONUN davranışları dostane değil” derken hiç kendi söz ve davranışlarımızı gözden geçirdik mi?
Amerika’da Osmanlı köyü - 29/12/2015
1910 yıllarında Amerika’nın Missouri’nin East St. Luis şehrinde, Kansas caddesinde bir Osmanlı köyü varmış ve altı yüz haneliymiş.
Basireti parlatmalı - 22/12/2015
TENİMİZ gıdasız kalır zayıf düşersek doktora gider zafiyetimizi giderecek reçete ile çaresine baktığımız gibi tenimiz dengesiz beslenme nedeniyle şişmanlık hastalığına tutulursak yine diyet uzmanına gider çaresine bakarız.
HER ŞEYİN PROFESYONELİ OLUR - 21/12/2015
“Profesyonel” kelimesini en iyi olarak futboldan biliriz.