• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 13° 7°
Muhsin Demirtaş
destek@muhsindemirtas.com.tr
Ehl-i Kitâb’a dîne ait hiçbir şeyi sormayın
22/12/2015

“Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki eğer bu ümmetten bir Yahudi veya Hıristiyan beni işitir de sonra benimle gönderilen (Kitaba, dîn)e iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.” (Hadîs-i Şerîf, Sahih-i Müslim) ...

Hz. Ömer (r.a.), Ehl-i Kitab’a ait eline geçen bazı sahifelerle gelip Resûlullâh’ın (s.a.v.) huzûrunda okuyunca Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) gazablandılar ve şöyle buyurdular:

 
“Muhakkak ben sizlere taptaze ve tertemiz olanı getirdim. Siz onlara (Ehl-i Kitâb; Yahûdî ve Hıristiyanlara) -dinî- hiçbir şeyi sormayınız... Nefsim kudretinde olan Allâh’a andolsun ki eğer Mûsâ aleyhisselam hayatta olsa bana uymaktan başka yol bulamazdı."
 
Diğer bir hadîs-i şerîflerinde ise:
 
“…Ehl-i Kitâb’a dîne ait hiçbir şeyi sormayın.” buyurdular.
 
Abdullah İbn-i Abbâs (r.a.) buyurdu: “Ey Müslüman topluluğu, peygamberinize indirilen Kurân-ı Kerîm taptaze olup halen sizler onu okumakta olduğunuz halde ve ona asla bir şüphe karışmamış iken ehl-i kitâba nasıl bir şey sorarsınız. Halbuki muhakkak Allâhü Teâlâ size bildirmiştir ki ehl-i kitâb Allâh’ın onlara indirdiğini değiştirip elleriyle tahrif ettiler. Sonra biraz para almak için “Bu, Allah tarafındandır.” dediler. Size gelen ilim, onlara bir şey sormanızı yasaklamıyor mu? Hayır, Vallâhi onlardan hiç bir adam sizin dininizi sormazken sizin onlara sormanız aslâ câiz olmaz.
 
Muhammed bin Vazzâh’a Hıristiyanların bilginlerinden birisi: “Müslümanların kitabı nasıl böyle ne bir ziyade ne de bir noksanı olmadan kaldı. Bizim kitabımız ise böyle değildir.” deyince o şöyle cevap verdi:
 
“Muhakkak Allâhü Teâlâ, kitabınızı muhafaza etmeyi size (Ehl-i kitap âlimlerine) havale etti ve Mâ'ide sûresinin 44. âyetinde sizleri Allâh’ın kitâbını muhâfazaya memûr ettiğini bildirdi. Bizim kitabımız için ise Hicr sûresinin 9. âyetinde “Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, herhalde biz onu muhafaza da edeceğiz.” buyurdu ve Allâhü Teâlâ muhâfazasını bizzat üzerine aldı. Onda ne bir ilaveye ne de bir çıkarmaya asla imkân yoktur.


Paylaş | | Yorum Yaz
123 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Müslümanlara çeşmeden su içmek haram değil mi? - 09/03/2018
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Ey Bu Günahkâr Kulun Rabbi! Duası - 18/02/2017
Benim ve Bu Duama Âmin Diyen Herkesin Sıkıntılarını Tez Zaman da Gider Feraha Kavuştur...
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'in a.s Kıssaları - 04/02/2017
"Ey Rabbimiz! (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı."
Bir saatlik adalet, yetmiş yıl ibadetten daha hayırlıdır. - 27/01/2017
“Adâlette bulununuz. Şüphe yok ki, Allahü Tealâ âdil olanları sever.” (Hucurat sûresi, âyet 9) buyurulmuştur.
Namazın Farz ve Vacipleri - 21/07/2016
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kişi, altmış sene namaz kılar, fakat onun bir namazı bile kabul olunmaz. Zira o rükûyu tam yapsa secdeyi tam yapmaz, secdeyi tam yapsa rükûyu tam yapmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i İbn-i Ebî Şeybe)
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -2- - 20/06/2016
Allahü teâlânın, kullarına, râzı olduğu yolu göstermek için zaman zaman Peygamberler gönderdiği, akl-ı selîm sâhibi herkes tarafından kabul edilen çok açık bir husustur.
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -1- - 16/06/2016
Peygamberler, insanlara, doğru yolu göstermek, onları Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, yüksek ahlâk sâhibi insanlar olmalarını temin için gönderilmişlerdir.
Sıla-i Rahim - 13/05/2016
Hısım ve akrabaya iyilik, insanın malına ve ömrüne bereket verir.
Cafer-i Sadık ile Rafizi - 02/05/2016
Kûfede bir râfizî var idi. Adı Abdülmecîd bin Abdülgaffâr idi. Ca'fer-i Sâdık (k.s) hazretlerinin hûzuruna vardı ve. aralarında şu konuşma geçti.
 Devamı