• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°
Muhsin Demirtaş
destek@muhsindemirtas.com.tr
Hayberin Fethi 4
22/12/2015
Peygamber Efendimizin Bütün iyi niyet ve güzel muamelesine rağmen, Yahudilerin İslâma karşı gönüllerinde besledikleri kin ve düşmanlık ateşi bir türlü sönmüyordu. Her iyi muameleye karşı, kötü bir hareketle, hâince bir tertiple cevap vermeyi âdeta kendilerine huy edinmişlerdi.
Hayber fethedilmiş, Peygamberimiz Ashabıyla birlikte istirahata çekilmişti. Savaşla, Resûl-i Ekremi mağlup edemeyen Yahudiler, bu sefer hâince bir tertibin içine girdiler. Onu zehirlemeye karar verdiler. Bu vazifeyi, meşhur Yahudi Sellam bin Mişkem`in karısı Zeynep üzerine aldı. Plân gereği Zeynep, bir dişi keçi kızarttı ve her tarafını tesirli bir zehirle zehirledi. Ayrıca Peygamber Efendimizin, davarın kol ve kürek etini daha çok sevdiğini de sorup öğrendiği için, keçinin oralarına daha da çok zehir serpti.
Dessas Yahudi kadını kızartılmış, kebap edilmiş zehirli keçiyi alıp getirdi ve "Ey Ebû`l-Kasım! Bunu sana hediye ediyorum" diyerek Peygamber Efendimizin önüne koydu.
Kadın uzaklaşırken, Peygamber Efendimiz ve orada hazır bulunan Sahabîler de ortaya konulan etten yemeye hazırlandılar. Resûl-i Ekrem, etin sevdiği kürek kısmından bir lokma aldı; fakat yutmadan Sahabîlere, "Ellerinizi çekiniz! Şu kürek, etin zehirlenmiş olduğunu bana haber veriyor"377 buyurdu.
Herkes elini çekti. Sadece Bişr bin Bera Hazretleri ağzına aldığı lokmayı yutmuştu. Et öylesine zehirli idi ki Hz. Bişr, oturduğu yerde birden morardı ve ânında şehid oldu.378
Peygamberleri öldürmekle iştihar bulan, zehirleme marifetini her milletten çok daha iyi beceren Yahudilerin bu teşebbüsü de sonuçsuz kalınca, Peygamber Efendimiz, bu tertibe âlet olan Zeyneb`i huzuruna çağırdı. Zeynep suçunu itiraf etti. Peygamber Efendimizin, "Bunu neden yaptın?" sorusuna şu cevabı verdi:
"Eğer gerçekten bir peygambersen, sana haber verilecek; dolayısıyla zarar görmeyecektin. Eğer peygamber değil de bir hükümdarsan, kendimizi ve insanları senden kurtarmak için yaptım!"379
Bazı rivâyetlerde, hiç kimseden şahsî intikam alma duygusu taşımayan Peygamberimiz, kadını öldürmeyip af etmiştir.380 Bazı rivâyetlerde ise onu öldürttüğünden bahsedilir. Tahkik ehli demiş ki: Hz. Resûlullah öldürtmemiş, fakat şehid olan Bişr`in varislerine vermiş, onlar kısas olarak öldürmüşlerdir.381
Hayber`de Yasaklanan Şeyler
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, Hayber günü Müslümanlara dört şeyi Yasakladı:
1) Esir alınan kadınlara dokunmayı.
2) Ehlî merkeplerin etlerini yemeyi.
3) Yırtıcı, azı dişli hayvanların etini yemeyi.
4) Ganimet mallarının bölüştürülmeden satılmasını veya satın alınmasını.382

Fedek Yahudileriyle Anlaşma Yapılması
Peygamber Efendimiz Hayber`in fethinden sonra Muhayyısa bin Mesûd`u İslâmiyete dâvet etmek üzere Medine`den iki konak mesafede bulunan Fedek köyünde oturan Yahudilere gönderdi. Fedek Yahudileri bir kaç kere sâir Yahudilerle birleşerek Medine üzerine yürümeyi kararlaştırmış, ancak buna muvaffak olamamışlardı.
Fedek Yahudileri, Resûlullahın elçisi Muhayyısa`nın sulh teklifini önce kabul etmediler. Sonra Peygamber Efendimizin üzerlerine yürüyüp, Hayber Yahudilerinin uğradıkları âkibete uğrayacaklarından korkup bu görüşlerinden vazgeçtiler ve sulh teklif ettiler. Peygamberimiz onların bu teklifini kabul etti.
Yapılan anlaşmaya göre, kanları bağışlandı. Arazilerinin yarısı kendilerine bırakıldı. Diğer yarısı ise Peygamber Efendimize (a.s.m.) mahsus kılındı. Sâir Müslümanlar arasında bölüştürülmedi. Zira, Haşr Sûresinin altıncı âyeti ile, hiç bir askeri hareket yapılmadan, barış yoluyla fethedilen yerler Peygamber Efendimize tahsis buyurulmuştur. Fedek`te aynı durum vuku bulduğu için alınan arazinin yarısı Peygamberimize kaldı.383 Resûl-i Ekrem Efendimiz, bunun gelirini, kendi zâtı, Haşimoğullarının küçükleri ile onların yetimlerini evlendirmek için sarfederdi.384

Vâdi`l-Kurâ`nın Alınması
Daha sonra Peygamber Efendimiz ordusuyla Hayber` den ayrılıp Vâdi`l Kurâ`ya hareket etti. Burası Hayber ile Teyma arasındaki köylerin bulunduğu bir yerdi. İslâmdan evvel, Yahudiler buraya yerleşerek imâr etmişlerdi.
Vâdi`l Kurâ Yahudileri de, Benî Kurayza Yahudilerinin Hendek Savaşında yaptıkları hainlikten dolayı cezalandırıldıktan sonra, civar Yahudileri de yanlarına alarak Medine üzerine yürümeyi kararlaştırmışlar, ancak bu fırsatı elde edememişlerdi.
Resûl-i Ekrem (a.s.m.) buradaki Yahudileri önce İslâma dâvet etti. Müslüman oldukları takdirde kanlarının bağışlanacağını, mallarının da kendilerine bırakılacağını, kalblerinde gizlediklerinin hesabının ise Allah`a ait bir iş olduğunu bildirdi.385 Vâdi`l Kurâ ahalisi bu teklifi kabul etmeyip çarpışmaya hazırlandı.
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (a.s.m.), onları muhasara altına aldı. Muhasaranın ilk günü cereyan eden çarpışmada Yahudilerden on kadar adam öldürüldü.386
Resûl-i Ekrem, ikinci kere onları İslâma dâvet etti. Yine kabule yanaşmadılar ve mücahidlere karşı koydular. Fakat mücahidlerin hücumuna karşı fazla dayanamadılar, henüz güneş bir mızrak boyu yükselmişti ki, teslim olmak mecburiyetinde kaldılar.387
Burada, bol miktarda ganimet elde edildi. Resûl-i Ekrem usulüne göre ganimeti beş kısma ayırdı. Dört payını mücahidler arasında bölüştürdü. Bir payını da Beytülmale ayırdı.
Arazisi ise, Hayber`de olduğu gibi orada bulunan ahaliye, mahsulatının yarı yarıya bölüştürülmesi şartı ile bırakıldı.388

Teyma Yahudilerinin Cizye Vermeyi Kabul Etmesi
Medine ile Şam yolu üzerinde Hayber ile Tebük arasında bulunan Teyma mevkiinde de Yahudiler oturuyorlardı. Peygamber Efendimizin Hayber ve Vâdi`1 Kurâ`da yaptıklarını duymuşlardı. Bu sebeple İslâm ordusu buraya gelir gelmez, cizye vermeyi kabul ettiler. Dolayısıyla yurtlarından ayrılmamış, toprakları da ellerinden gitmemiş oldu.389

Hayber Fethinin Önemi
Hayberin fethi ile hemen hemen Arabistan`daki bütün Yahudiler İslâm devletine tâbi duruma gelmiş sayılıyordu. Daha evvel de, Hudeybiye Sulhu ile müşriklerden gelebilecek herhangi bir tehlike önlenmiş bulunduğundan, bu fetih ile İslâmiyet büyük bir serbestiyet imkânına kavuşuyordu.
Hudeybiye Anlaşmasıyla, müşriklerin, Yahudilerin yardımına koşmaları veya onlarla işbirliğine girişmeleri önlenirken, bu fetih ile de Yahudilerin Kureyş müşrikleriyle herhangi bir işbirliğine teşebbüsleri bertaraf edilmiş oluyordu. Ancak, ne müşriklerden Yahudilere, ne de Yahudilerden müşriklere bir ümit ışığı kalmıştı. Böylelikle Kureyş müşriklerinin Müslümanlara karşı her zaman kullanmayı düşündükleri bir kollarını kaybetmiş sayılıyorlardı.
Bu fetih etrafta da büyük akisler uyandırdı. Çünkü, Hayber`in çok kuvvetli kalelere sahip bulunduğu, buradaki Yahudilerin harp sanatını çok iyi bildikleri, harp malzemesi bakımından da üstün bir seviyede bulundukları, cesur adamlarının, yiğitlerinin oldukça fazla olduğu herkesçe biliniyordu.
Bütün bunlara rağmen, İslâm ordusu karşısında mağlup düşmeleri, hepsini korkutuyor, Müslümanların yenilmez bir güç halini aldıklarını bir kere daha anlıyorlardı. Nitekim Hayber fethinden sonra, civar kabileler teker teker kendi arzularıyla gelip İslâm hâkimiyetini kabul ederek boyun eğdiklerini bildirmişlerdir.
Bu bakımdan Hayber`in fethi, İslâm tarihinde önemli bir yer işgal eder.

328. Tabakât, 2:106.
329. Sîre, 3:364.
330. Müsned, 5:271.
331. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:344-345; Değişik ifâdelerle bkz.: Buharî, 3:48; Müslim, 3:1427-1429.
332. Sîre, 3:343; Müslim, 3:1428.
333. Buhari, 3:50.
334. Kaf Sûresi, 16.
335. Nesei, 8:265.
336. Sîre, 3:343; Zâdü`l-Mead, 2:148.
337. Sîre, 2:343; Müsned, 3:111.
338. Sîre, 3:344; Tabakât, 2:109; Müsned, 3:111.
339. Müsned, 3:111.
340. Sîre, 3:349; Müsned, 5:353.
341. Tabakât, 4:303.
342. A.g.e., 4:303.
343. Müslim, 3:1428.
344. Tabakât, 4:327.
345. A.g.e., 4:328.
346. Sîre, 3:349; Tabakât, 2:111; Buhari, 3:51; Müsned, 3:353.
347. Müslim, 4:1872.
348. Sîre, 3:340; Buharî, 3:51.
349. Müsned, 1:99.
350. Ravdü`l-Ünf, 6:560.
351. Sîre, 3:349; Tabakât, 2:110; Ibn-i Kesîr, Sîre, 3:352.
352. Tabakât, 2:110; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:352.
353. Buharî, 3:51; Zâdü`l-Mead, 2:149; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:351.
354. Sîre, 3:347; Tabakât, 2:112; Taberî, 3:94; İbn-i Kesîr, Sîre, 3:357.
355. Tabakât, 2:112; Müsned, 4:52.
356. Megazî, 2:657.
357. Sîre, 3:349-350; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:359.
358. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:361.
359. A.g.e., 3:362.
360. Sîre, 3:359.
361. A.g.e., 3:359.
362. Sîre, 3:359.
363. Tabakât, 2:110; ibn-i Kesîr, Sîre, 3:376-377; İnsanü`l-Uyûn, 2:744.
364. Sîre, 3:352-371.
365. A.g.e., 3:352.
366. Sîre, 3:369.
367. Tabakât, 2:107.
368. Müslim, 4:1946.
369. Tabakât, 4:35.
370. Buharî, 3:53-54; Müslim, 4:1947.
371. Sîre, 3:364.
372. Fetih Sûresi, 8-19.
373. Tabakât, 2:108; Müslim, 4:1946.
374. Tabakât, 2:107.
375. Sîre, 3:363.
376. A.g.e., 3:365-367.
377. Sîre, 3:352; Sünen, 4:175.
378. İnsanü`l-Uyûn, 2:767.
379. Sîre, 3:352; Taberî, 3:95; İbn-I Kesîr, Sîre, 3:397.
380. Kastalanî, Mevahibû`l-Ledünniye, 1:181.
381. Tabakât, 2:107; İnsanü`l-Uyûn, 2:769.
382. Sîre, 3:345.
383. Sîre, 3:368.
384. Muhammed el-Huderî, Nuru`l-Yakîn, s. 195.
385. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:413.
386. A.g.e., 3:413.
387. A.g.e., 3:413.
388. İbn-i Kesîr, Sîre, 3:413.
389. A.g.e., 3:413; İnsanü`l-Uyûn, 2:775.


209 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ağacı Kesilen Adamın İntikamı - 03/03/2019
“Merhaba sayın belediye reisi. Bugün bu mektupla size ölüm, yeniden doğmak ve intikam üzerine bir hikaye anlatacağım…
Herkes kendine uygun olan işi yapar - 23/02/2019
İyilik yaptığınız kişinin şerrinden sakınınız
Ben Seni Seviyorum - 19/02/2019
Unuttuğumuz ya da çoğu zaman örf ve adetlerimizden dolayı yapmadığımız bir sünnettir “seni seviyorum” diyebilmek. Sevdiği insana “Ben seni seviyorum” diye sevgisini bildirmek sünnettir. Sevdiklerinize sevdiğinizi söylemek de bir ibadettir.
Allah'ın cc Yardımı Neden Gelmez? - 17/02/2019
Allâh’ın (c.c) yardımının ve bereketinin kaldırılmasının başlıca sebepleri nelerdir? Abdülkâdir Geylânî Hazretleri neden kendinizi hesaba çekin diyor?
Gerçekten Sevince Böyle Oluyor - 13/02/2019
Aşk,teslimiyettir. Teslimiyet secdedir. Secde Aşktır.
Kalp Diliyle İç Dünyaya Yolculuk - 12/02/2019
Hazreti İnsan, Sonsuz Kulluk, Fakr’a Övgü ve Aşk Mesleği kitaplarının yazarı Rabia C. Brodbeck, Ağla isimli yeni kitabında ‘kendi hayat hikayesini’ anlatıyor.
Müslümanlara çeşmeden su içmek haram değil mi? - 09/03/2018
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Ey Bu Günahkâr Kulun Rabbi! Duası - 18/02/2017
Benim ve Bu Duama Âmin Diyen Herkesin Sıkıntılarını Tez Zaman da Gider Feraha Kavuştur...
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'in a.s Kıssaları - 04/02/2017
"Ey Rabbimiz! (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı."
 Devamı