• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 13° 7°
Muhsin Demirtaş
destek@muhsindemirtas.com.tr
'Dua ediyorum ama kabul olmuyor' demek
22/12/2015
Peygamber Efendimiz {s.a.v}  yaptığı her duada duayı hangi gaye ile okumak gerektiğini bizlere bildirmemiştir. Bundan dolayı bütün dualardaki ortak hakikati kavramak çok önemlidir. Dualarda esas olan husus teveccüh, yani samimi bir kalp ile Allah'a yönelmedir. Rabbimize yaptığımız dua ve niyazların asıl gayesi, O'na teveccüh etmek, O'na açılan kapının tokmağına dokunmak içeri adım atmaktır.

Rabbimize yaptığımız dua ve niyazların bütünü için geçerli olan diğer bir hususiyet ise bu duaların bizim mana dünyamızı takviye etmeleridir. Allah, bizimle beraber olduktan, mümin de bunun bilincinde olarak hareket ettikten sonra, hiçbir kimsenin veya hâdisenin dua dua diye yalvaran bir mümine zararının dokunması mümkün değildir. Duaların mümine kazandırdığı sırlardan biri de Allah'a karşı yaptığı yakarışların onun için çok yüksek bir moral kaynağı olduğudur.

Dua Ederken, Aslında Rabbimiz İle Konuşuyoruz

Meselenin diğer bir yanı da şudur. Allah'a sığınılacak hususlardan korunmak istenilmesi ve bunun hedef alınması, bu hususların haricî şartlarına riayet edilmesini de nazara verir. Meseleyi bir misalle açalım. Peygamber Efendimizin yaptığı dualardan biri şudur: "Allâhümme innî eûzü bike mine'lhemmi ve'l-hazeni ve eûzü bike mine'l-aczi ve'l-keseli ve eûzü bike mine'l-cübni ve'lbuhli ve eûzü bike min galabeti'd-deyni ve kahri'r-ricâli - Allah'ım! Üzüntüden, tasadan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, borca yenik düşmekten, başkalarının ayağı altında iki büklüm kalıp ezilmekten, insanların galebe ve sataşmasından Sana sığınırım". (Buhari, Deavat, 36-38)

Biz Her Şeyi Allah’tan Bekleriz

 Peygamber Efendimizin yaptığı bu duada Allah'a sığındığı hususlardan biri "Hâzen"dir.  Hâzen, tasa, keder ve işin sarpa sarması gibi manalara gelir. İnsanın içindeki tasa ve keder, bazen hem işlerin sarpa sarmasına hem de düşüncenin mesnetsizliğinden ve çaresizlikten kendini gama salıvermeye sebep olur. Biz dua ederken Allah'a sığınmış oluyoruz. Zira gerçek sığınılacak yer Allah Teâlâ'dır. Sadece O'na sığınılır ve her şey O'ndan beklenir. Bu husus, teveccühte kulun Rabbine karşı edebi ve saygısıdır.

İşte mümin Allah'a yalvarmakla, aslında O’nun la gizlice konuşmuş olmaktadır. Bu da bütün kendi güç ve kuvvetinden geri durma manasına gelir. Müminin yaptığı dua ile adeta "Sadece ve sadece Senin güç ve kuvvetine sığındım Allah'ım!" demektir. "Allah'ım! Bütün şer güçlerin şerrinden, hile ve tuzaklarından Sana sığınıyorum" demenin yanı başında, "Nefsimin şerrinden de Sana sığınıyorum." demiş olmaktadır. Böyle bir duada bulunma, bu manaları ihtiva ettiği gibi bir de "Allah'ım! Eğer Sen muhafaza buyurmazsan hiç kimse beni koruyamaz." manasını da içerir. Bu da doğrudan doğruya O'ndan O'nu istemek demektir.

Evet Dua Edeceğiz Ama!..

Bu konu ile alakalı yolculuğumuza, ele aldığımız dua üzerinden devam edersek, tasa ve kederden sıyrılma meselesinin bir mümin için hedef olmasının vurgulandığını belirtmek de yerinde olur. Yani bu dua, insanın tasa ve kederlerinin ruhunu sarmasına sebep olan ihmal, söz ve davranışlardan uzak durmayı da nazara vermektedir. Bu açıdan böyle bir duayı yapan müminin aynı zamanda tasa ve kederlerden sıyrılma gayreti ve cehdi içinde olması gerekmektedir.

Sonuç olarak madem dua ile istediğimiz arzu ve isteklerimize ulaşmak istiyoruz, öyle ise bu isteklerimizin aksini netice verecek sebeplere karşı tavrımızın olması, aynı zamanda arzu ettiğimiz hususa ulaşmak için gerekli olan sebeplere riayet etmemiz gerekir. Özellikle de sebepler dairesinde bulunduğumuz sürece ki bu durum insanın ömrü bitene kadar devam eder sebeplere riayet bizim için bir sorumluluktur.


Paylaş | | Yorum Yaz
157 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Müslümanlara çeşmeden su içmek haram değil mi? - 09/03/2018
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Ey Bu Günahkâr Kulun Rabbi! Duası - 18/02/2017
Benim ve Bu Duama Âmin Diyen Herkesin Sıkıntılarını Tez Zaman da Gider Feraha Kavuştur...
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'in a.s Kıssaları - 04/02/2017
"Ey Rabbimiz! (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı."
Bir saatlik adalet, yetmiş yıl ibadetten daha hayırlıdır. - 27/01/2017
“Adâlette bulununuz. Şüphe yok ki, Allahü Tealâ âdil olanları sever.” (Hucurat sûresi, âyet 9) buyurulmuştur.
Namazın Farz ve Vacipleri - 21/07/2016
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kişi, altmış sene namaz kılar, fakat onun bir namazı bile kabul olunmaz. Zira o rükûyu tam yapsa secdeyi tam yapmaz, secdeyi tam yapsa rükûyu tam yapmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i İbn-i Ebî Şeybe)
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -2- - 20/06/2016
Allahü teâlânın, kullarına, râzı olduğu yolu göstermek için zaman zaman Peygamberler gönderdiği, akl-ı selîm sâhibi herkes tarafından kabul edilen çok açık bir husustur.
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -1- - 16/06/2016
Peygamberler, insanlara, doğru yolu göstermek, onları Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, yüksek ahlâk sâhibi insanlar olmalarını temin için gönderilmişlerdir.
Sıla-i Rahim - 13/05/2016
Hısım ve akrabaya iyilik, insanın malına ve ömrüne bereket verir.
Cafer-i Sadık ile Rafizi - 02/05/2016
Kûfede bir râfizî var idi. Adı Abdülmecîd bin Abdülgaffâr idi. Ca'fer-i Sâdık (k.s) hazretlerinin hûzuruna vardı ve. aralarında şu konuşma geçti.
 Devamı