• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°
Fatma Tuncer
Duygusal bir toplumuz
22/12/2015
Okuyucu, romanı okumaya başladığında acıyı yoğun şekilde hissetmeli, hüzünlenmeli ve olayın tesirinde kalmalı. Biz duygusal bir toplumuz, içinde gözyaşı olmayan bir ürün pek gitmez. Eğer İngiltere’de yaşıyor olsaydım, tarzımı değiştirmek zorunda kalırdım. Çünkü eserlerim okunmazdı…”

Bizim insanımıza göre, bir eser, bir film, bir şarkı mutlaka acının yanından geçmeli. Televizyonun başına geçtiğimizde yüreğimizde bir sızı hissetmeliyiz, kötü kahramanlar için yumruklarımız sıkmalı, ezilen için ağlamalıyız. Filmin kahramanı ile özdeşlemeli ve onu ailenin bir ferdi gibi görmeliyiz. Acılarını içimizde taşımalı ve hatırladıkça hüzünlenmeliyiz. Gün içinde yakınlarımızla konuşurken bu dramatik hikâyelerden örnekler vermeliyiz...

Dinlediğimiz şarkının sözleri de acıya değmeli. İfadeler bizi kendi acılarımıza götürmeli ve o günleri yeniden yaşatmalı. Şarkıyı dinlerken eşlik etmeli, ağlayıp rahatlamalıyız. Bize hüzün vermiyorsa ne dinlediğimiz şarkıdan ne de izlediğimiz diziden keyif alabiliyoruz. Acı adeta ihtiyacımız olan bir şeymiş gibi arayıp duruyoruz.

Bir hanım, annesiyle birlikte Türk filmi izlerken, filmin bir karesinde annenin ağlamaya başladığını ona teselli vermek için -anne biraz büyütüyorsun, altı üstü bir film bu- deyince de sen ne kadar vicdansız bir insanmışsın, kadının acısını hissedemiyorsun diye çıkıştığını anlatmıştı.

Bir arkadaş toplantısında tanıştığım hanım şöyle bir soru sormuştu: “Annemin çocukluğumdan beri sürekli yinelediği bir vasiyeti var. Ölümünden sonra haftada bir mezarına gelip ağlamamı, ağıtlar yapmamı istiyor. Bir keresinde anne Allah uzun ömür versin ama bir gün Hak vaki olursa, senin için hep dua okumak isterim demiştim. Annem oturduğu yerden kalkmış ve sende hiç vefa yokmuş, sana hakkımı helal etmiyorum diye bağırmıştı. Annem hiç değişmedi, hemen her gün, ölünce mezarıma gelip ağıtlar yakacak ve ağlayacaksın değil mi diye soruyor ona nasıl davranmalıyım?

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ>>>>>>>> 



251 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Onu bir daha görebilir miyim? - 27/01/2017
Gözlerime bakıyor ve beni tanımaya çalışıyordu. Artık emin ellerdeydi, sokaktan karakola oradan da yetimhaneye gidecek ve yaşamının önemli bir bölümünü burada geçirecekti.
Masal gibi hayatlar - 02/04/2016
Kadın gözlerini duvardaki fotoğrafa dikmiş bakıyordu. Mıhlanmış bir heykel gibi uzun süre o vaziyette bekledi. Sonra olduğu yere oturdu ve derin düşüncelere daldı.
Kitabını anlamayan Müslüman - 06/01/2016
Okumayan bir toplum değiliz fakat neyi okuyacağımız konusunda yetersiz kalıyoruz. Elimize geçen kitabın içeriğine hiç bakmadan okuyoruz, işe yarasın yaramasın her bilgiye ulaşıyor ve zihnimizi çöplüğe çeviriyoruz.
İki tür yalnızlık - 29/12/2015
Anne karnında yalnızdık. Karanlık bir tünelde, hayata açılacağımız günü beklerken sadece annemizin nefes alış verişlerini işitirdik.
Savaşın getirdiği yıkım (1) - 27/12/2015
BİR kurumda temizlik elemanı olarak çalışan hanımefendi, elindeki paspası hızla çekiyor ve “Ruslar bizimle savaşacakmış, ben buna güler geçerim.
Tahterevalli misali insanlar - 23/12/2015
Menfaatçi insan, tıpkı tahterevalli gibidir, fayda umduğu kişiye göre şekil değiştirir. Değer algısı yoktur, bugün doğru dediğine yarın yanlış der, bugün kabul ettiği şeyi yarın reddeder.
Aynanın öteki yüzü - 21/12/2015
Yoldan geçerken başınızı çevirip kahvelerde ömür tüketen insanlara baktınız mı hiç?