• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 13° 7°
Muhsin Demirtaş
destek@muhsindemirtas.com.tr
Eşit yaratılmayışın sebebi
21/12/2015

İnsanın yaratılış gayesi bilinmeyince, dünyadaki hadiselerin sebebi anlaşılamaz. Allahü teâlâ, dünya ve ahireti, sevgil kulu ve Resulü Muhammed aleyhisselam için yaratmıştır. Diğer canlı ve cansız varlıkları da insanoğlunun istifadesi için yaratmıştır. 

Dünya zevk için yaratılmadı. Ahiret ise, ebedi mükafat ve ceza yeridir. Dünya, ahiretin imtihan yeridir. Herkes her bakımdan eşit olsa imtihanın manası kalmaz, iyi ile kötü ayrılmazdı. Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymakla çeşitli sıkıntılar çekilecek, itaat edenle, isyan eden, birbirinden ayrılacaktır. 

İnsan cansız varlık gibi, ot veya hayvan gibi değil, kulluk, imtihan için yaratılmıştır.İnsan, ihtiyaçsız yaratılsaydı, imtihan ve dünya manasız olurdu. İnsanların, hayvanların ve kainattaki canlı, cansız diğer yaratıkların hareketleri, akılları durdurucu sistemleri incelenince, her şeye gücü yeten Rabbimizin dünyayı maksatsız yarattığı düşünülemez. 

Yaratılış gayesi
Kâinatta herşeyin yaratılış gayesi aynı değildir. Mesela erkeğe niçin süt vermediği sual edilemez. Çünkü erkek, süt vermek için yaratılmamıştır. 

İnsan da bu dünyada yalnız zevk, sefa için değil imtihan için yaratılmıştır. İmtihana girecek talebenin, oyunla, eğlence ile meşgul olmayıp, ders çalışması, yerine göre az uyuması, imtihanı kazanabilmesi için çeşitli sıkıntılara katlanması gerekir. (Maksat imtihanı kazanmak olduğuna göre, imtihanı kazanmış olarak yaratılan Peygamberler niçin sıkıntı çekmiştir?) denebilir. 

İmam-ı Rabbani hazretleri bunun çeşitli sebeplerini anlatmaktadır. Bunlardan biri şöyle:
(İnsanlar, dünyada, birkaç gün dert çekmeselerdi, Cennetin sonsuz lezzetlerinin kıymetini anlamazlar, ebedi sıhhat ve afiyet nimetlerinin kıymetini bilmezlerdi. Açlık çekmiyen yemeğin lezzetini anlamaz. Acı çekmiyen rahatlığın kıymetini bilmez.)

Herkes, her bakımdan eşit yaratılsaydı, büyük bir felaket olur, cemiyet olmazdı. İnsanlar, boy, renk, şekil, zenginlik, sıhhat, kuvvet, güzellik, ahlak gibi her hususta eşit olunca, bir fabrikadan çıkmış gibi eşit, yani insanlar tıpatıp birbirinin aynı olurdu. Aynı olmazsa eşitlik olmaz. İnsanlar böyle eşit, yani bir birbirinin aynı olunca milyarlarca insanı birbirinden ayırmak mümkün olmaz. Kadın, kocasını, koca, kadınını tanıyamaz, insan, hanımı ile kızını ayırt edemez, hayat felç olur. Sırf bu şekil benzerliği bakımından, yüzlerce, binlerce problem ortaya çıkar. Diğer sahadaki eşitlikler görülmeden, yaşanmadan hayat söner.

İyi, kötü ile bilinir
Herkes bilgi ve kültür bakımından da eşit olunca, gazeteye, kitaba, filme ihtiyaç kalmaz. Güreş, koşu, yüzme gibi sporlar ve yarışlar olmaz. Çünkü, herkes aynı kabiliyettedir.

İyinin kıymeti, kötü ile bilinir. Herkes iyi olunca, iyinin kıymeti kalmaz. Çirkinlik olmayınca, güzellik anlaşılmaz.

Bir kimse, okuyup her bakımdan mükemmel bir insan olmak ister. Herkes aynı olursa, kim kimden üstün olacaktır?

Her hususta eşitliğin zararları sayılamayacak kadar çoktur. Onun için Allahü teâlâ, her şeyi hikmetli ve adaletli yaratmıştır. Adalet olunca işler düzgün yürür. Mesela beş parmağın beşi de aynı olsaydı, baş parmak diğerlerinin arasında olsaydı, bugünkü kadar verimli iş yapılamaz, büyük eksiklik olurdu.
Adaletli yaratılmak, eşit yaratılmakla mukayese bile edilmez. Aynı ana-babadan, zekaları, kabiliyetleri farklı çocukların yaratılması, milyarlarca insanın birbirine benzememesi, Yaratıcının kudretinin sonsuzluğunu göstermektedir.

Eğer herkes, Allahü teâlânın emrine uyup, hakkına razı olur, imtihanı kazanmaya çalışırsa, dünya ve ahiret saadetine kavuşur.

Selam ve Dua İle



Paylaş | | Yorum Yaz
148 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Müslümanlara çeşmeden su içmek haram değil mi? - 09/03/2018
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Ey Bu Günahkâr Kulun Rabbi! Duası - 18/02/2017
Benim ve Bu Duama Âmin Diyen Herkesin Sıkıntılarını Tez Zaman da Gider Feraha Kavuştur...
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'in a.s Kıssaları - 04/02/2017
"Ey Rabbimiz! (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı."
Bir saatlik adalet, yetmiş yıl ibadetten daha hayırlıdır. - 27/01/2017
“Adâlette bulununuz. Şüphe yok ki, Allahü Tealâ âdil olanları sever.” (Hucurat sûresi, âyet 9) buyurulmuştur.
Namazın Farz ve Vacipleri - 21/07/2016
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kişi, altmış sene namaz kılar, fakat onun bir namazı bile kabul olunmaz. Zira o rükûyu tam yapsa secdeyi tam yapmaz, secdeyi tam yapsa rükûyu tam yapmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i İbn-i Ebî Şeybe)
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -2- - 20/06/2016
Allahü teâlânın, kullarına, râzı olduğu yolu göstermek için zaman zaman Peygamberler gönderdiği, akl-ı selîm sâhibi herkes tarafından kabul edilen çok açık bir husustur.
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -1- - 16/06/2016
Peygamberler, insanlara, doğru yolu göstermek, onları Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, yüksek ahlâk sâhibi insanlar olmalarını temin için gönderilmişlerdir.
Sıla-i Rahim - 13/05/2016
Hısım ve akrabaya iyilik, insanın malına ve ömrüne bereket verir.
Cafer-i Sadık ile Rafizi - 02/05/2016
Kûfede bir râfizî var idi. Adı Abdülmecîd bin Abdülgaffâr idi. Ca'fer-i Sâdık (k.s) hazretlerinin hûzuruna vardı ve. aralarında şu konuşma geçti.
 Devamı