• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 13° 7°
Muhsin Demirtaş
destek@muhsindemirtas.com.tr
Sahabeyi Sevmek
21/12/2015

Peygamber efendimizi sevenin, O'nun Ehl-i beytini ve ashâbını, ya'nî arkadaşlarını da sevmesi lâzımdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: -Allahü teâlânın, meleklerin ve bütün insanların la'neti, ashâbıma kötü söz söyleyenin, üzerine olsun! Kıyâmette Allahü teâlâ, böyle kimselerin farzlarını da, nâfile ibâdetlerini de kabûl etmez!

-Kıyâmette, insanların hepsinin kurtulma ümidi vardır. ashâbıma söğenler bunlardan müstesnâdır. Onlara Kıyâmet halkı da la'net eder.
 
Ashâb-ı kirâm, seçilmiş insanlardı. Üstünlükleri diğer ümmetlerden çok fazlaydı. Meselâ, Hz. Ebû Bekir, Peygamberlerden sonra insanların en üstünü idi. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
 
- Allahü teâlâ, beni bütün insanlar arasından ayırıp seçti. Bana ashâb ve akrabâ olarak en iyi insanları seçti. Bunlardan sonra, birçok kimse gelir ki, ashâbıma ve akrabâma dil uzatırlar. Onlara yakışmayan iftirâlar söyleyerek, kötülemeye uğraşırlar. Böyle kimselerle oturmayınız! Birlikte yiyip içmeyiniz! Bunlardan kız alıp vermeyiniz.
 
Hz. Muham­med (aleyhi ekmelüttahaya)’in sünneti bize sahabe kanalıyla gelmiştir. Bunun yanında Kur’an’ın ilk muhatabı olan ve Resülüllah’ın gözetiminde yetişen bu insanların nasları yorumla­madaki görüşleri de sonraki nesillere dini anlama ve yorumlamada rehberlik yapmıştır.
 
İslam Dini’nin temel kaynaklarının gerek naklinde gerekse yorumlanmasında kilit vazifesi gören bu insanlar iyi bilinip tanınmalı ve ona göre değerlendirilmelidir. Biz sahabeyi tanıma ve değerlendirmede en önemli kriterin Kur’an olduğu hakikattir.
 

Bu hususta başta Hadis ve İslam tarihi ile ilgili kitaplar gelmektedir. Özellikle hadis kitap­larında “Fazailü’s-Sahabe”, “Fazailü Ashabi’n-Nebi” gibi başlıklar altında Peygamberimizin onlarla ilgili hadisleri yer almaktadır. Kelam kitaplarında sahabeye karşı saygılı olunması gerektiği vurgulanmış, Usul-ü Fıkıh kitaplarında ise, “sahabenin icması”, “sahabi sözününün dindeki yeri” üzerinde durulmuş, Usul-ü hadis kitaplarında da “hadis rivayetinde sahabenin yeri” ve özellikle onların “adalet vasfına sahip olmaları”ndan bahse­dilmiştir. Zikretmiş olduğumuz bu klasik kaynaklarda genelde sahabeyi öven ayet ve hadislerden misaller verilmiştir.

 
Nitekim, İslam da birinci dereceyi kazanan Muhacir ve Ensar ile bir de onlara güzelce tabi olanlar yok mu? Allah onlardan razı, onlarda Allah’tan razı oldular. Allah onlara içinden ırmakların çağlayıp aktığı cennetler hazırladı. Onlar orada devamlı kalmak üzere gireceklerdir. İşte en büyük mutluluk en büyük başarı!(Tevbe, 100) âyetinde de bildirildiği üzere sahabînin çizgisinden gidenler övülmüştür.
 
Şevkani (v.1173/ )nin bu noktada ki yaklaşımı ise şöyledir: Sahabeye karşı içinde kin, hased, düşmanlık olan kimseyi şeytan çarpmış, ve Hz. Muhammed’in en hayırlı ümmetine, Allah’ın veli kullarına düşmanlık yaptığından ötürü de Allah’a isyan etmiş demektir. Ve bu kimsenin önüne öyle bir perişanlık kapısı açılmıştır ki eğer Allah’a sığınıp yardım dilemezse bu uçurum kendisini cehenneme kadar götürebilir:(Şevkânî, Fethu’l-Kadîr, V/202.)
 
Hz. Ömer döneminde Bizans’a gönderilen bir orduda bulunan Abdullah İbn-i Hüzafetü’s-Sehmî, esir düşmüştü. Bizan­slılar esir ettikleri bu sahabiyi krallarının yanına götürdüler. Kral, Abdullah b Hüzafe’ye “Hristiyan ol, saltanatımın yarısını sana vereyim” diyerek çok cazib bir teklifte bulundu. Fakat sahabinin bu teklife verdiği cevap ise çok müthişti “Arapların sahip olduğu bütün mülkü bana versen göz açıyıp kapatacak kadar bir müddet için bile olsa ben Hz. Muhammed’in dininden geriye dönmem.” Bunun üzerine kral onu ölüm ile tehdit etti. Sahabi ne istiyorsan onu yap diyerek hiçbir şeyden korkmadığını haykırdı. Sonra kralın emri ile bir ağaca astılar ve onu korkutmak için vücudunun etrafını ok yağmuruna tuttular. Sahabi yine pes etmedi ve nihayet astıkları yerden indirdiler. Bu sefer bir kazan gedirip içinde su kaynattılar ve iki müslüman esir getirerek birisini kaynamış kazana attılar, atarken de Abdullah b. Huzafe’ye hris­tiyan olma tekliflerini yeniliyor o ise bunu reddediyordu. Derken krala bu sahabinin ağladığını söylediler. Kral da onun pes ederek ağladığını zannederek bırakmalarını söyledi. Ve neden ağladını sordu. Sahabenin verdiği cevap ise insanlık tarihine imanın gücünü göstermesi bakımından çok önemliydi.
 
“Korktuğum için ağlamıyorum! Böyle bir tek canla gideceğim için üzülüyorum. Arzu ederdim ki, başımdaki saçlarım adedince canlarım olsun da, onları sevdiğim Allah ve Rasûlünün uğrunda feda edeyim. Ama şu anda buna sahip değilim ve ben burada çok basitçe, sadece bir insan olarak ölüyorum...”
 
Kral Abdullah b. Huzafe es-Sehmi’nin salabeti diniyesi karşısında hayrete düşmüş ve onu “gel başımı öp seni serbest bırakayım” dedi. Sahabi “Bütün müslüman esirleri de serbest bırakma şartiyle kabul ederim” dedi. Ve teklifi kabul edildi. Sahabi denileni yaparak bütün esirleri kurtardı. Medine’ye gelip yaşadıklarını Hz. Ömer’e anlatınca, Hz. Ömer “Her müslüman Abdullah’ın başını öpmesi gerekir” diyerek evvela ben başlıyorum, diyerek başını öpmüştür.( Zehebi, Siyer-i A’lami’n-Nübela, II/13) 


Paylaş | | Yorum Yaz
134 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Müslümanlara çeşmeden su içmek haram değil mi? - 09/03/2018
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: “Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Ey Bu Günahkâr Kulun Rabbi! Duası - 18/02/2017
Benim ve Bu Duama Âmin Diyen Herkesin Sıkıntılarını Tez Zaman da Gider Feraha Kavuştur...
Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail'in a.s Kıssaları - 04/02/2017
"Ey Rabbimiz! (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlardı."
Bir saatlik adalet, yetmiş yıl ibadetten daha hayırlıdır. - 27/01/2017
“Adâlette bulununuz. Şüphe yok ki, Allahü Tealâ âdil olanları sever.” (Hucurat sûresi, âyet 9) buyurulmuştur.
Namazın Farz ve Vacipleri - 21/07/2016
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Kişi, altmış sene namaz kılar, fakat onun bir namazı bile kabul olunmaz. Zira o rükûyu tam yapsa secdeyi tam yapmaz, secdeyi tam yapsa rükûyu tam yapmaz.” (Hadîs-i Şerîf, Musannef-i İbn-i Ebî Şeybe)
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -2- - 20/06/2016
Allahü teâlânın, kullarına, râzı olduğu yolu göstermek için zaman zaman Peygamberler gönderdiği, akl-ı selîm sâhibi herkes tarafından kabul edilen çok açık bir husustur.
Ahlaki değerlerin eğitim ve öğretiminin önemi -1- - 16/06/2016
Peygamberler, insanlara, doğru yolu göstermek, onları Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, yüksek ahlâk sâhibi insanlar olmalarını temin için gönderilmişlerdir.
Sıla-i Rahim - 13/05/2016
Hısım ve akrabaya iyilik, insanın malına ve ömrüne bereket verir.
Cafer-i Sadık ile Rafizi - 02/05/2016
Kûfede bir râfizî var idi. Adı Abdülmecîd bin Abdülgaffâr idi. Ca'fer-i Sâdık (k.s) hazretlerinin hûzuruna vardı ve. aralarında şu konuşma geçti.
 Devamı