• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 32° 23°

Mehmet Sena Ekici

Mehmet Sena Ekici
facebook.com/mehmet.s.ekici.73
VARTINİS'TE ADALET BULUTU(*)
28/06/2019
Vartınis davasının beraatla sonuçlanması, adalete olan güvenin sarsılmasına neden olmamalı, belki de adalete olan şiddeti, ortaya koyması bakımından insanlarda ve toplumda duygu değişimine neden olmalıdır.
Gündüz gibi net olan bu olayın görmezden gelinmesi, hiç bir vicdan sahibine uymaz. Aksine ehli vicdanı, adalet arayışına ve adaletin tahakkukuna sevk etmelidir. Vartınis davasının ehli hak ve adalet için mesafeli durulacak hiçbir yönü olamaz.
23 yıl önce aynı aileden 9 kişinin birlikte olduğu bir ev ateşe verilmek suretiyle yılların geciken veya bulutların altından kaybolup giden bir adalete kurban oldu. Aile, kürt meselesi üzerinden çeşitli nedenler üretilerek, o küçücük bedenler, ama büyük san'atı ilahiye olanlar, ne kadar da zalimcesine, dumana, ateşe, oksijensizliğe teslim edilirken ve dahası hayata olan bağlılıkları ortadan kaldırıldı.
SİVİL TOPLUMUN DUYARLILIĞI
Vartınis'teki aile dramı her meslek grubunu ciddi bir şekilde ilgilendiren, hukukun toplumsal hayatı yaraladığı ve özellikle çözülmeyi bekleyen siyasal sorunların önündeki güven bunalımılarından birisi haline gelmiştir. Zira yargı sisteminine olan güvensizlik, idareye olan güvensizlikle birleşince, yeniden güven oluşturmanın zorluğu, hatta imkansızlığı ortaya çıkacaktır. Bunu, geçmişteki uygulayıcılara yıkmak, sorunu çözemeyecektir. Tam aksine, bulunduğumuz dönemde, ( gelişmiş demokratik düzen olarak kabul edersek) geçmişte sorun haline getirilenleri bile ivedilikle çözeceği iddiasındayken, 23 yıl öncesinin canlı, şimdinin ise, cansız bedenleri adalete uzak kaldılar.
Sivil topluma düşen, bu örneğin şimdiki uygulamalara gölge düşüreceği ve geleceğe de aynı güvensizliği kopyalacağı düşüncesini, adaletten yana çevirme gayretleri olmalıdır. Bu kararın Özellikle çözülmeyi bekleyen Kürt sorununu güvensizliğe bağlı bir çözümsüzlüğe doğru götürmemesi olmalıdır.
Toplum vicdanını rahatlatacak, geçmişe yönelik uygulamaların şimdiye adalet terazisinin adilce tartması yönündeki bir sonuçla olması beklenmektedir. Eğer geçmişin karanlık uygulamaları aydınlatılmaz, hatta adaletsizlik yönünde kararlara bağlanırsa; gelecekle ilgili hiç bir inandırıcılığa sahip olamayacağımızı da belirtmek gerekir.
Kararla ilgili yorum ve tepkilere baktığımızda insanların feveranları hatta çaresizlik ve yargıya güvensizlik noktasında kendini ortaya koymaktadır. Çaresizlik, beddua, küfür veya hakaret tarzı tepkiler şeklinde ortaya konurken; tepki sahiplerince, bir manada deşarj aracı olmakla birlikte adaletin tecellisine katkı sağlamamaktadır.
Avrupa kriterlerini yerine getirmede başarılı veya başarısız olmak bir yana, buradaki hukuki sonuç, sıradan bir olay olmayıp, her inanç ve meslek grubunu incitici ve yaralayıcı, bir yerde kardeşlik duygularının tamir bekleyen yönünü de derinleştirmiştir.
Aynı zamanda 1990'lı yılların olaylarının ne derece aydınlatılmayı bekleyen ve sonuçlarının uzun yıllara sarkacak durumda olacağıdır. Biz, Cumhuriyetten bu yana, ülkede ve bölgede cereyan eden ancak bir türlü aydınlatılmayan olaylardan söz ederken, daha yakın yılların inkar edilmez ve şüphe götürmez Olağanüstü Hal uygulamalarını, adeta aklamak anlamına gelen bu hukuki sonucu dehşetle izlemekteyiz.
Her halukarda, O minicik çocukların mensubiyetleri, onları yakan ellere ne kadar da dokunmuş ki, ateşle yok etme hıncına dönüştü? Dikkat edilirse, vicdan kavramını kullanmadım, eller çalıştı, yaktı ve seyr eden gözler vardı, sadece beyin, akıl ve vicdan başka bir mekandaydılar- varsa tabi.. O dönemde bölgede yaşayan birisi olarak bu tür olaylara hiç de yabancı olmadığımı söylesem kendime iftira atmamış olurum. Hukuksuzluğu dile getirenleri şu veya bu örgütle ilişkilendirip işin içinden çıkma kolaylığına artık son vermeyecek miyiz acaba?
Devlet olarak adaletin tecellisini sağlamak, vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak veya hukuki sonuçlarını ivedilikle ortaya çıkarmak bir görev ve sorumluluköerneği değil mi? Devletin görevlilleri, kendi başlarına hukuk dışı uyugulamaları nasıl olur da vatan- millet uğruna yaptık, yapacağız diyebiliyorlar. Bu keyfi uygulamanın faturasını yine millete yıkmak suretiyle, dosya kapatmalara gidilmek mi isteniyor yoksa?
Vartınis davasının sonuçları üzerinden hangi Vartınis’li kişiye, adaletin varlığına olan güvenden bahs edebilirsiniz ki? Varsın sizin döneminizde işlenmeyen bir olay olsun. Vartınıs'lilerin ve onların şahsında Kürtlerin vicadınını rahatlatmak çok mu zor? İlle de resmi görevliyi mi aklamak gerekir yoksa ?
SONUÇ
Yukarıda saydıklarımızın, adalet mensuplarına ait bir görevin olmaması gerekir. Artık 1923'lerden beri uygulamaların adalet terazisinden çok uzak olduğuna, hiç şüphem kalmadı. Ama ben , 1923 'ten bu yana, hangi iktidar döneminde olursa olsun, hangi inanç ve milliyete mensup olursa olsun, hukuklarının çiğnendiğine inandıklarıma bakmağa devam edeceğim.
Bunu yaparken , başta devlet olmak üzere, herhangi bir tarafın etkisine bağlı olmadan vicdanımın sesini duyacak şekilde değerlendirip ,dillendirmeye çalışacağım.
Adalet yalnız bedeni ateşlere teslim edilmiş ve hukuku çiğnenmiş o küçücük bedenlere değil herkese lazımdır.
-----------------------------------------------------------------
(*) Vartınis, MUŞ'un Korkut ilçesine bağlı Altınova adında bir beldedir.


58 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE GARİP - 26/04/2019
TÜRKIYEDE ÇOK BAYRAMLI , DÜŞÜK REFAHLI ÇOCUKLAR
MUŞ'TA ARAŞTIRMA HASTANESİ TALEBİ; MUŞ ŞİVESİ DERNEĞİ NE İSTİYOR? - 22/04/2019
MUŞ'TA ARAŞTIRMA HASTANESİ TALEBİ; MUŞ ŞİVESİ DERNEĞİ NE İSTİYOR?
Şubat'ta Badem Çiçekleri - 23/02/2019
Türkiye'de kurulan yeni rejimden sonra siyasi entrikalar bitmez. Yurt savunmasına canıyla, malıyla, çevresiyle katılanlar bir gün gelir şu veya bu bahaneyle ortadan kaldırılırlar.