• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/muhsindemirtas
  • https://plus.google.com/u/0/+MuhsinDemirtaşDuaFM/posts
  • https://twitter.com/MuhsinDemirtas
Trabzon Tel Çit
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°

Mehmet Sena Ekici

Mehmet Sena Ekici
facebook.com/mehmet.s.ekici.73
Şubat'ta Badem Çiçekleri
23/02/2019

 

1940' li yıllardan önce bir kış gününde ( 1)
Çok yaşlı ve hasta olan Melle Hüsnü'nün gençliğine uzanan umutlarının bir hatırasıdır. Öyle ki, aynı zamanda Siirt'li olan Melle Hüsnü'nün memleketinden neden uzakta yaşadığı tam olarak bilinmemektedir? Melle Hüsnü ticaretle meşgul olan, ama aynı zamanda ilim ehli bir şahsiyet.
En son bilinen meşguliyeti ise, Til (2) nahiyesinde bulunmasının geçmişe dayanan ve ortaklaşa yaptıkları canlı hayvan ticaretidir. Canlı hayvan ticaretini, Til'li Şeyh Abdurrezzak Efendi (3) ve Ruha'li Haci Derviş'le(4) ortaklaşa yapmışlardır. Buradaki ticaretin tarihi ve ortaklık ilişkisi 1925' ten öncesine dayanmaktadır. Siirt, Muş ve Ruha gibi üç ilden olan bu üç ortak ve dostun, bir araya gelişleri tam olarak bilinmemektedir.


Ancak bilinen odur ki, üç şahsiyetin de memleket sınırlarını aşan bir çevreye sahip olmalarıdır. Savaş döneminin öncesine dayanan dostlukları ve ortaklıkları savaş sonrasına da yansır.
Doğu Anadolu'dan başlayarak, Güneydoğu Anadolu'yu da içine alan bölgede canlı hayvan ticaretiyle uğraşırlar. Bu bölgeden satın aldıkları hayvanları Şam, Halep ve Beyrut'a götürüp satarlardı. Bir kaç sürüyü bulan hayvan potansiyelinin pazarlama alanı Beyrut kadar uzanır. Ticaret yolu boyunca dostluklar edinirler ve gittikçe genişleyen bir çevre haline gelir.

Türkiye'de kurulan yeni rejimden sonra siyasi entrikalar bitmez. Yurt savunmasına canıyla, malıyla, çevresiyle katılanlar bir gün gelir şu veya bu bahaneyle ortadan kaldırılırlar. İşte Til'lı Şeyh Abdurrezzak Efendi de bunlardan birisidir, ancak vefatından sonra da bu dostluk ilişkisi, ailesinin kalan fertlerinde devam eder.

Güneyden gelen Hacı Derviş Efendi ticaret yolundaki ticari ve sosyal çevresiyle ilişkilerini sürdürür. Van ve Erzurum'da bölgesinden satın aldıkları koyun sürüleri için geçici otlaklar temin etmek için yeni dostlarla tanışırlar. 1919'li yıllarda Doğuda yaşanan kıtlık üzerine Hacı Derviş , kendisine yaylalarını otlak olarak veren M. Sıddık Efendi'ye(5) tohumluk yardımında bulunur. Bu ilişkiler kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Gelişen dostluklar akrabalık ilişkisine kadar gelişir. Öyle ki, Hacı Derviş Van'dan bir evlilik de yapar.

 

Şeyh Abdurrezzak Efendinin vefatından sonra ticari ilişkisi bölge ile devam ederken dostluğun gereklerine uyarak ziyaretlerini sürdürür. Bu ziyaretlerin birinde koyun çobanına keçe lazım olur. Nasıl temin edeceklerini Til'li Şeyh Abdurrezzak ailesinden sorar. Kısa sürede bir kaç keçe hazırlanır ve getirilir. Kaynağını sorar, meğer Şeyhin hanımı (6) evde serili keçeleri çoban keçesine dönüştürerek ihtiyaçlarını giderir.


Sürgünden henüz dönen ve eski varlığa sahip olmamalarına rağmen Şeyh ailesi yokluğun emarelerini göstermemenin çabasıyla hareket eder. Bunun karşısında Hacı Derviş Efendi, dostunun ailesinin bu davranışı karşısında pek duygulanır. 
Şeyh'in vefatından sonra gerek Hacı Derviş, gerekse Melle Hüsnü(7) Til ile dostluklarını sürdürürler. Çünķü Şeyh Abdurrezzak beraberindeki aile fertleri idam edildikten sonra aileden olanlar sürgüne yollanır. Sürgün dönemine ait hatiralari tespit edilemedi. Ancak surgunden hemen sonra dostluk ilişkisinin bu üç aile arasinda devam olmasi ve vefa duygularina dayale davranış kalıplarınin sergilenmesi memnuniyet verici bir durumdur.

Artık çok yaşlı ve aynı zamanda hasta olan Melle Hüsnü Til'de ikamet ettiği zamanda ziyaret edenler pek çoktur. Şeyh ailesindekiler ona ayrıca önem verirler ve baba dostluğunun gereklerini yerine getirirler.
Melle Hüsnü'yü hasta yatağında yalnız bırakmaz ve sık sık ziyaret ederler.
Bu ziyaretlerin birisinde, Şeyh Efendinin akrabalarından Melle Salih Arık (8) ve beraberindekiler Melle Hüsnü'nün hal hatırını sorarak sohbet ederler.
Melle Hüsnü bir ara etrafındakilere şöyle bir soru sorar: Bugün Şubat'ın kaçıdır? 
Onlar da: bugün şubatın ondörtü diye cevap verirler ve ardından neden sordun, ne yapacaksın Melle? Derler.
Melle Hüsnü, geçmişine olan özlemin ve hasretin etkisindedir. Hayaliyle, yaşıyla ters düşen duygularının etkisindedir.
"Şimdi Siirt'te badem ağaçları çiçek açmış( Anha lı Sêrtê , darê beifa kulilk vekiriye) " der ve bir anda hayal alemine dalar. Etrafındakiler gülümseyerek , tekrar soru yöneltirler : yaşın kaç ki, Melle sana ne badem ağaçlarının çiçek açmasından?
Yüz yaşını geçkin olan Melle Hüsnü her ne kadar çok yaşlı, hasta yatakta olsa da , memleketinden olan uzaklığı da duygularını dile getirmesine engel olmaz.

KAYNAKÇA -DİPNOT
------------------------
(1) Muşun Korkut Bucağında bulunmuştur.

(2) TİL, Korkut un önceki adıdır. Korkut adıyla belirli bir süre Bucak ve daha sonra Köy olarak devam eder. İlçe olarak statüsü değişince Korkut adıyla anılmaya devam eder.

(3) Şeyh Abdurrezzak Efendi, Til'li Şeyh Şahabettin'in oğludur. Baba tarafından Molla Hasan'i Banoki'ye dayanır ki, Sıddıkî olarak bilinirler. Annesi Muş'tan Mollahaşimzade Kadı Abdullah Efendinin kızı Gevher Hatundur. Doğu cephesinde iki alay sahibi sıfatıyla, Kazım Karabekir'e bağlı olarak yurt savunmasında bulunmuştur. Daha sonra 2 Haziran 1925 yılında kardeşi Molla Ubeydullah Efendi, oğlu Veysi Efendi ile iki müridi Cıbranlı Ali ve Esed kardeşlerle birlikte Muş'ta Sülüğ(Murat ) Köprüsünün üzerinde infaz edilmişlerdir.
Ailesi ise sürgüne yollanmıştır. Tahminen bir hafta Muş'ta ailesinin tüm erkekleri nezarete alınır ve bir gece gördükleri rüya üzerine idam edilecek olanlar, üzerlerindeki değerli eşyaları ailenin diğer fertlerine verirler. .Aynı zamanda rüyaları onların kaderlerini belirler.

(4) Haci Derviş Efendi, Ruhalıdır. Tüccarı muhteberandandır. Daha sonraları Koyuncu ve Gayberi soyadını alan evlatları ile bu konuda Şanlıurfa Gümrük hanında ikibinli yıllarda görüşmemiz oldu. Ailesinden kalabalık bir grupla duygulu anlar yaşandı. Ticaret yaptığı bir dönemde Halep'te vefat eder ve orada defin edilir. Bir koyun sürüsü ortalama Beşyüz adettir. Bazen on sürünün üzerinde ihraç edildiği olmuştur.

(5) Mollahaşimzade M. Sıddık Efendi, Şeyh Abdurrezzak Efendinin dayı tarafıdır. Aslen Muş merkezden olup, Mollababa köyündeki yaylaları ni bu üç ortağın sürülerine otlak olarak vermektedir

(6)Feride Hatun, Şeyh Abdurrezzak Efendinin hanımıdır. Dostlarının ağırlanmasında adı geçen şahıstır

(7) Melle Hüsnü, aslen Siirt'li olup, Til ve Muş'ta bulunmuştur. Muş'ta akrabalık ilişkisi olmuştur. Çocukları Temiz soyadını almışlardır. Mezarı Korkut 'ta bulunmaktadır.

(8) Melle Salih Arık, Til'lı olup Şeyh Abdurrezzak Efendinin yakın akrabasıdır.

 



Paylaş | | Yorum Yaz
98 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE GARİP - 26/04/2019
TÜRKIYEDE ÇOK BAYRAMLI , DÜŞÜK REFAHLI ÇOCUKLAR
MUŞ'TA ARAŞTIRMA HASTANESİ TALEBİ; MUŞ ŞİVESİ DERNEĞİ NE İSTİYOR? - 22/04/2019
MUŞ'TA ARAŞTIRMA HASTANESİ TALEBİ; MUŞ ŞİVESİ DERNEĞİ NE İSTİYOR?